gogoras...

Danışmanlık, Pazarlama, Kurumsal Kimlik

Gogoras her bir danışanını özel ve özgül olarak kavramaya çalışır. Bu yüzden ilkin temel stratejisini ve taktiğini, danışanının kurumsal oluşumuna, gelişimine ve dinamiklerine odaklar. Danışanını bir şirket kurmanın kolaylığı ile marka yaratmanın ve markayı sürdürülebilir bir gelişim içinde yaşatmanın zorluğu arasındaki gerilimden kurtarmak için uygun bir vasata yerleştirir. Böylece danışanını gerçekçi ve doğru çözümlerle başlangıç yapmaya teşvik eder. Yani bir marka yaratmanın ilk adımının potansiyellerin gerçekçi ve doğru şekilde aktüelleştirilmesinden geçtiğini, danışanı ile paylaşır. O halde Gogoras sadece danışanlarının karşısında bir şirket olarak değil, müşterek olarak vardır. Tam da bu yüzden Gogoras, sadece, müşterekliğini baştan kabul edecek danışanlarla birlikte marka oluşturmanın ve pazarda markanın vizyonunun ve misyonunun gerçekleştirilmesinin peşine düşer.

Marka Oluşturmanın Adımları:
I. Aşama, Başlangıç

1. Danışanın ve kurumunun bütün potansiyellerini verili koşullar altında optimum düzeyde tanımak, tanımlamak.

2. Danışanın ve kurumunun vizyonunu ve misyonunu gerçekleştirmek için pazar ve rekabet alanlarını ölçek ölçek sınıflandırmak, değerlendirmek.

3. Danışana ve kurumuna hem potansiyellerine hem de vizyonuna ve misyonuna uygun bir sektörel yerindelik tespiti yapmak.

4. İlk üç maddede yakalanan uzlaşının ışığında ve “işin kendisiyle ve süreci”yle, “ürün”le, “özel istekler”le ve “dünya markası olma projeksiyonu”yla ilgili olarak marka adı belirlemek.

5. Markayı temsil eden ve piyasada kolayca çağrılmasını sağlayan en uygun sloganı yaratmak.

6. Markayı temsil eden ve piyasada kolayca çağrılmasını sağlayan en uygun logoyu yaratmak

7. Marka adını, sloganını ve logoyu tescil etmek.

II. Aşama, Süreç ve Strateji

İlk aşamadan sonra Gogoras danışanına ve kurumuna “marka” demeyi bırakır, “markamız” demeye başlar. Çünkü bu aşamadan itibaren süreç tamamen yapısal bir dönüşüme uğrar. Nasıl mı?

1. Markamız adına yapılan özgün başlangıç girişimine uygun olarak Gogoras, en kısa sürede dört farklı konjonktürel durum raporu hazırlar.

i) Dünyada ve Türkiye’de markamıza ait pazarın genel ve özel konjonktürel durum raporu
ii) Dünyada ve Türkiye’de markamıza ait pazardaki rakip firmaların genel ve özel konjonktürel durum raporu
iii) Markamızın pazardaki yeri, olmasını istediği yer ve olanaklarına dair konjonktürel durum raporu.
iv) Taktiksel ve stratejik hedeflere dair konjonktürel durum raporu.

2. Markamız adına hazırlanan raporlara uygun olarak “verili durum” ile “teorik hedefler” arasındaki makası kapatmak ve böylece markamız adına sürdürülebilir pazar gelişimini yakalamak için “kısa”, “orta” ve “uzun” vadeli planlamalar yapılır.

3. Markamızın kısa, orta, uzun vadeli planlamalarına binaen taktik ve stratejik hareketler için uygun mekanizmalar kurulur.

4. Uygun mekanizmalardan kasıt: Markamızın müşteri portföyünün artırılması; Markamızın kaliteli ve değer kazanan tanınırlığının artırılması; Markamızın iç işleyişinin ürün, müşteri memnuniyeti ve pazar bakımından verimliliğin ve kalitesinin etüd edilmesi; Markamızın her tür tanıtım ve pazarlama ile kamusal ve özel faydaya yönelik olarak dengeli gelişiminin sağlanması; Markamızın yenilikçi ve katılımcı değerlerinin pazardaki etkinliğe katkısının belirlenmesi, Markamızın pazardaki etkinliğinin ve öncülüğünün kabul edilmesinin sağlanması için projeler oluşturulması vd…

III. Aşama, Kurumsal Kimlik

İlk iki aşama; “başlangıç” ve “süreç ve strateji” aşamaları kurumsal kimlik oluşturmanın olmazsa olmaz gereklilikleridir. Söz konusu aşamalarda dile getirilen “marka adı”, “marka logosu”, “marka sloganı”, marka için yapılan raporlama, araştırma, planlama, analiz yapma, değerlendirme, belirli tarzda bir gelişme stratejisi belirleme… gibi unsurlar tek tek çok değerli entelektüel ve yaratıcı emek içerir. Bunların çoğunluk ekseriyetini gerçekleştiren markalarımız kurumsal kimlik oluşumunu yarıdan fazlasını tamamlamış demektir.
Yine de halen orta-üst ve üst ölçekte bir marka olmak istiyorsak, yolumuzun uzun ve meşakkatli olduğunu kabul etmemiz gerekir. Çünkü kurumsal kimlikten söz ettiğimizde, bir karakterden bahsederiz; o halde karakter sahibi olmanın zaman aldığını da bilmemiz gerekir. Örneğin Türkiye’de sıradan bir vatandaş için Ülker Grubu veya Anadolu Grubu spora yaptığı katkılar ile tanınırken, Eczacıbaşı Grubu sanata, Sabancı Grubu eğitime ve sivil topluma, Zorlu ve Koç Grubu mesleki eğitime -liste uzatılabilir- katkılarıyla tanınır. Aynı şey yurtdışındaki orta ve büyük ölçekli kurumlar için de geçerlidir.
Unutmamak gerekir ki orta-üst ölçekte herhangi bir markamız sadece maddi çıkarını düşünerek ürününü pazarda kalıcılaştıramaz. O da diğer üst gruplar gibi kamusal fayda üreten projelere yönelmek zorundadır. Gogoras tam da bu bilinçle, markamızın kurumsal kimlik oluşumunu somutlamak için sadece ilk iki aşamayla yetinmez, hem pazarda hem de kimliğin gerçekleşmesinde kader ortaklığını yeğler.

Markamız ve Kader Ortaklığımız İçin...